Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Ankara'da düzenlenen TBB Encümen Toplantısı sonrası basın açıklaması yaptı. Seçer, TBB'nin yaklaşık 2 yıllık dönemini değerlendirerek gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Başkan Vekili Seçer, 5 Haziran 2024'te başlayan dönemde, kapsayıcı, adil ve demokratik bir birlik yapısı inşa ettiklerini ifade etti. "Kurumsal kapasitesi güçlendirilmiş, belediyeler arasında ayrım gözetmeyen, yerel demokrasiyi önceleyen bir birlik oluşturduk" dedi. Vizyonlarını 'belediyeleri ulusal ve küresel ölçekte güçlendiren öncü bir birlik olmak' olarak yenilediklerini belirtti.
Seçer, yönetim anlayışlarında çoksesliliği esas aldıklarını vurguladı. Encümende 10 CHP'li, 2 DEM Parti'li, 1 İYİ Parti'li, 1 YRP'li ve 1 AK Parti'li üye bulunduğunu aktardı. Haziran 2024'teki encümen seçimlerinde Cumhur İttifakı partilerine de temsil teklif edildiğini, ancak olumlu yanıt alınamadığını söyledi.
Bu dönemde TBB tarihinde ilk kez birçok yapısal adım atıldığını söyleyen Seçer, yeni müdürlükler kurulduğunu ve hedef bazlı performans programları hazırlandığını aktardı. "80 yıllık TBB tarihinde işçilerin ilk kez sendikalı olması ve toplu sözleşme kazanımları sosyal adalet açısından önemli bir eşik oldu" ifadelerini kullandı.
Seçer, TBB'de particilik duvarlarının yıkıldığı bir dönem yaşandığını belirtti. Tüm belediye taleplerinin objektif kriterlerle değerlendirildiğini kaydetti. "Belediyelerimize 2,3 milyar TL değerinde 523 araç ve iş makinesi hibe ettik. Tüm hibelerimizde önceliğimizi afetzede belediyelerimize verdik" dedi.
Nakdi destek programı kapsamında, 2025 yılı itibarıyla 144 projeye katkı sağlandığına dikkat çeken Seçer, bu desteklerin farklı siyasi partilerden ve bağımsız başkanların yönetimindeki belediyelere verildiğini açıkladı. 2025'te 64,8 milyon TL, 2026'da ise 95 projeye 130,6 milyon TL hibe sağlanacağını belirtti.
Seçer, uluslararası fonlara erişim kapasitesinin artırıldığını aktardı. 'Dirençli ve Sürdürülebilir Kentler' anlayışıyla toplam 149 milyon avro büyüklüğünde proje portföyü oluşturulduğunu söyledi. 15 projeyi aktif yürütürken, 11 projeyi başarıyla tamamladıklarını ifade etti.
"Yerel yönetimlerin gücünü küresel arenaya taşıdık" diyen Seçer, TBB'nin katılımcı ve yön veren bir vizyonla hareket ettiğini söyledi. Avrupa Birliği ile entegrasyonu geliştirdiklerini, uluslararası kuruluşlarla dayanışma ağını güçlendirdiklerini kaydetti.
Seçer, TBB olarak eğitim faaliyetlerinde devasa bir erişim ağına ulaştıklarını belirtti. "2025 yılında 1207 eğitimde yaklaşık 200 bin belediye personeli eğitimlerimizden faydalandı" dedi. Dünya Metropoller Birliği'ne üye olarak kabul edildiklerini ve EUROCITIES ile iş birliklerine imza attıklarını aktardı.
Son 2 yıllık sürecin, muhalefete mensup belediye başkanlarının adli ve idari baskılarla karşılaştığı bir süreç olduğunu söyleyen Seçer, bunun millet iradesine müdahale anlamına geldiğini kaydetti. TBB olarak tutuklu belediye başkanlarının yaşadığı hukuksuzlukları gündemde tutmaya ve yerel demokrasiyi savunmaya devam edeceklerini vurguladı.
6 Şubat depremlerinin yıl dönümü yaklaşırken, belediye başkanları olarak sahada olacaklarını belirten Seçer, TBB olarak yapılan tüm yardım ve proje desteklerinde önceliği deprem bölgesindeki belediyelere verdiklerini tekrarladı.
Türkiye'de demokrasinin yerelden güçleneceğine inandığını belirten Seçer, projelerin devam edeceğini ve yenilerinin ekleneceğini ifade etti. Belediyelere sadece maddi değil, modern belediyecilik standartları, liyakatli kadro yetiştirme ve uluslararası finansmana erişim konularında da desteklerin süreceğini kaydetti.
Görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarına ilişkin sorular üzerine Seçer, adaletin ve bağımsız yargının olmadığı bir toplumda diğer konuların teferruat kalacağını dile getirdi. Yargı kararlarının Türkiye'de tartışmaya açık olduğunu ve yargının bu süreçte yıprandığını ifade etti.
Ankara'daki su sorunu ve baraj yapımına ilişkin bir soruya yanıt veren Seçer, belediyelerin baraj yapma yetkisi olmadığını vurguladı. Bu görevin Devlet Su İşleri'ne (DSİ) ait olduğunu, belediyelerin dağıtım aşamasında sorumlu olduğunu belirtti. Su konusunun siyasi polemiğe alet edilmeyecek kadar önemli olduğunu sözlerine ekledi.
Haberin görüntüsünü indirmek için tıklayınız.